>> "YRD. DOÇ.DR. LEYLA ÇAKICI GERÇEK ile Suç ve Sapma"

"YRD. DOÇ.DR. LEYLA ÇAKICI GERÇEK ile Suç ve Sapma"

Admin

Bilgi: Toplam 572 Okuma        -        Toplam Kullanılan 0 Oy        -        


-Öncelikle Yrd. Doç. Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

- ( 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Bir süre Hazine Avukatı olarak çalıştıktan sonra, 1995 yılında  Bülent Ecevit Üniversitesi Alaplı Meslek Yüksekokulu’nda öğretim elemanı olarak çalışmaya başladım. İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsünde yüksek lisans ve doktoramı tamamladım.)

- Üniversite’de ders vermek nereden aklınıza geldi? Ne oldu da ben ders vermek istiyorum dediniz?

- ( Üniversitede ders vermek insanı geliştiren bir olay. Sürekli bir şeyler öğrenmek zorundasınız. Sanırım bana cazip gelen yanı, bir yandan sürekli öğrenci olmam. )

- Sanıyorum uzmanlık alanınız suç ve sapma üzerine. Bize biraz bahseder misiniz? Nedir bu suç ve sapma?

- ( Sucu yasal açıdan tanımlarsak, ceza yasalarını ihlal eden insan davranışları diyebiliriz.
Sapma ise; daha geniş bir kavram. Bir toplumda yaşayan insanların çoğunluğunun benimsediği genel kurallara aykırılıklar olarak karşımıza çıkar. Yani toplumda düzeni sağlamaya yarayan sosyal düzen kurallarına aykırılıklar birer sapmadır.)

-Ülkemizde yaşanan suç olaylarına karşı düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

- ( Maalesef ülkemizde işlenen suç sayısında bir artış yaşanmaktadır. Bu da en başta bir vatandaş olarak bizleri etkilemekte, üzmektedir. Bir akademisyen olarak özellikle suçun önlenmesi ile ilgili çalışmalar yapmaya gayret ediyorum. )

- Ülkemizde yaşanan suç olaylarını önleyebilir miyiz?

- ( Suçun önlenmesi çalışmalarının ön plana çıkarılıp, gerçekten amansız bir mücadele planı ile harekete geçildiğinde mutlaka önemli sonuçlar alınabileceğine inanıyorum.)

- Bülent Ecevit Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen “İnsan – Kültür – Mekan bağlamında Zonguldak” sempozyumunda “Eğitimli, değerleri olan toplum, suçun önlenmesinde en önemli etkendir” demiştiniz. Bize bu düşüncenizden bahseder misiniz?

- ( Sempozyumda da söylediğim gibi gerçekten “ Eğitimli, değerleri olan, iletişim becerilerine sahip ve vicdanı gelişmiş insanlardan oluşan bir toplum” olduğumuz zaman suç oranlarının çok önemli bir oranda düşeceğine yürekten inanıyorum.
Bir toplum düşünün ki, insanlar temel değerlere sahip; yani dürüst, ahlaklı, kendisine yapılmasını istemediği davranışları başkasına yapmıyor, vicdanen gelişmiş, kendisini tanıyor ve başkaları ile iletişim kurmakta gerçekten bilgili ve becerili. Böyle insanlar oluşan bir toplumda suçun azalması kaçınılmaz geliyor bana)

-  Sempozyumdan bahsetmişken, gün geçtikçe işlenen suçların büyüdüğünden bahsetmiştiniz. Bu büyüme sizce nereye kadar gidecek?

- ( Suç işleme oranlarında artış görülüyor. Bu soruyu iyimser bir bakışla cevaplarsam; bu artışın artık sizler gibi donanımlı, gelişmeye açık gençler sayesinde azalacağına inanmak istiyorum.)

- Suçtan bahsediyoruz. Kadın suçlular, Çocuk suçlular, Erkek suçlular gibi gruplandırmanın haricinde işledikleri suçlara göre ayırmamız mümkün mü?

- ( Genel olarak suçları farklı açılardan gruplandırmak tabi ki mümkün. Cinsiyete göre yapılan ayrım bunlardan sadece bir tanesi. En genel ayrımlardan birisi “kişiye karşı işlenen suçlar “ ve “ mala karşı işlenen suçlar “ ayrımıdır.
Türk Ceza Kanunu’nda da suçlar çeşitli ayrımlarla düzenlenmiştir. Örneğin, kişilere karşı işlenen suçlar başlığı altında; Hayata karşı işlenen suçlar (Kasten öldürme gibi); Vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar ( Kasten yaralama gibi); işkence ve eziyet ve daha pek çok suç çeşidi düzenlenmiştir.)

- Bildiğiniz gibi kadın suçluların yaş oranları 25-38 aralığında olanları daha fazla. Kadın suçlular hakkında ne düşünüyorsunuz?

- ( Kadın suçluluğunda kesin olarak şunu söyleyebiliriz. Kadınlarda erkeklerle eşit ölçüde sosyal yaşama katıldıklarında, çalışma hayatında yer aldıkça kadın suçluluğu oranlarında da artış görülmüştür. Kadınlar, erkeklerden daha az sayıda suç işliyor. Ancak suç işleme yaşı olarak erkeklerden çok fazla farkları yok. Beycuma Kapalı cezaevinde kalan 14 kadın mahkumla yaptığım bir çalışmaya göre kadın mahkumların çoğunlukla (%72’si)  22 ilâ 37 yaş arasında. Bu sonuç diğer çalışmalarla da uyumlu. )

- Yavaş yavaş sona yaklaşırken, suçluların veya toplumdan sapmış insanların bulunduğu coğrafi, kültürel ortam sizce davranışları nasıl etkiler?

- ( İnsanlar elbette ki yaşadıkları çevreden etkilenirler. Bunun içinde yaşadığımız coğrafi alan da; içinde bulunduğumuz kültürel ortam da önemli birer etkendir. Suçluların davranışları yüzyıllardır bilim insanlarının ilgisini çekmiş bir konudur. Suçlu davranışını açıklamak için farklı teoriler oluşturulmuştur. Bunların içinde coğrafi ekolde vardır. Biyolojik, Sosyolojik ve Psikolojik teoriler de vardır.)

- Sanırım biraz önce bahsettiğimiz sözün önemi burada daha iyi anlaşılıyor.

- ( Tabi ki insanların davranışını etkileyen çok fazla sayıda etken var. Ama bence en önemli etkenlerden biriside kişinin ailesidir. Hatta ilkokul öğretmenlerimizin de çok önemli bir etkiye sahip olduğunu düşünüyorum. Eğer değerler  bilinci içinde olan bir ailede yetiştiyseniz, sizin suç işleme oranınız önemli ölçüde düşer diye düşünüyorum. )

- Gençlere ve Değerli 1okur1yazar.com okurlarına vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

- ( Hepimiz sürekli bir şeylerden şikayet eder dururuz. Şikayet etmek yerine biraz da; “Bu problemin çözümünde nasıl bir katkım olabilir” diye düşünürsek yaşam daha güzel olabilir.
İster kişisel ister toplumsal olsun, her türlü problemin çözümünde en kıymetli şeyin “ kişilerin gelişmişliği” olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla hem kendimize hem de topluma yapabileceğimiz en önemli katkının, kendimizi geliştirmek için emek vermek olduğunu düşünüyorum...)


(Not: Bu röportaj yazarımız Kazım YILMAZ tarafından yapılmıştır.)