>> Köşe Yazıları

Söyler Misiniz, Kim Çevrimdışı Acaba?

KERİM BAYDAK . - 11.09.2017 11:44:09

Bilgi: Toplam 18 Okuma        -        Toplam Kullanılan 0 Oy

Söyler Misiniz, Kim Çevrimdışı Acaba?
 
İnsanı nerede arıyoruz?
İnsanlığı nerede arıyoruz?
İnsanlığımızı nerede arıyoruz?
İnsanlığımız sunabileceğimiz ortamları bulabiliyor muyuz?
İçine girdiğimiz, bulunduğumuz ortamlarda insan muhabbetlerine ne kadar önem veriyor/önemsiyoruz?
İnsanların gönlüne, yüreğine, kalbine ne kadar ve hangi yollarla ulaşabiliyoruz?
Aslında soruları çokça uzatmak mümkün...
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki; gerçek insan muhabbetlerini bulmak, gerçekleri yüz yüze konuşmak hayli zorlaştı. Çünkü Teknoloji nimetleri sayılan bilgisayarlar ve telefonlar sayesinde insanlar birbirini görmeden, insanca yaşama telâşıyla insanî ilişkilerde bulunuyorlar.
Teknolojik terimleriyle; Skype,  Messenger, Twitter, Facebook, sosyal, kariyer siteleri, aşk ve sohbet siteleri gibi birçok Sanal âlem sitelerinde insanlığımızı sergilemeye çalışıyor ve azamî gayret ve çaba sarf ediyoruz. Kanıksanmayacak derece gerçek yaşamdan farklı olarak sayısız arkadaş ediniyoruz. Sevinçlerimizi, kederlerimizi, iyi-kötü tüm yaşantımızı, belki de o yüzünü görmediğimiz, göremeyeceğimiz arkadaşlarımızla paylaşıyoruz.
İnternet ağında, çevrimiçi veya çevrimdışı diye tabir edilen ve irtibat-iletişim sağlanan bir sanal dünyada, diyaloglara giriyoruz. Girmediğimiz zamanlarda, ağların olmadığı, internetin koptuğu zamanlarda da tamamen bir felâkete sürüklenircesine kendimizi kaybediyoruz, biz de yaşamdan kopuyoruz,  gerçek hayattan soyutlanıyoruz. Yalancı, sanal bir âlemde insanlarla muhabbet ediyor, dertleriyle dertleniyor, sevinçleriyle mutlu oluyoruz; ama nedense bir türlü o hassasiyeti gerçek hayatımıza uygulayamıyoruz. Varsa yoksa her şeyimiz sanal dünyada kendimize kurduğumuz bir dünya ve içindekiler…
İnsan düşünmeden edemiyor. İnternetin koptuğu zamanlarda; acaba sanal hayatta mı çevrimdışıyız, yoksa gerçek hayatta mı çevrimdışıyız?
Hiç düşündünüz mü?
Ben düşündüm ve gerçek hayatta çevrimdışı olduğumuza karar verdim. Çünkü zamanımızın çoğu sanal âlemde geçtiğinden gerçek hayattan soyutlanıyoruz,  bağlarımızı tamamen koparıyoruz.
Bir toplum olduğumuzu,  bu toplumun birer ferdi olduğumuzu, anne-baba-kardeşlerimizin olduğunu, çevremizde, mahallemizde yaşayan insanlara karşı görev ve sorumluluklarımızın olduğunu unutmuşuz. Ev ve işyerleri arasındaki yolculuklarda bile, çevremizde olanlardan, omuz omuza çarpışıp geçtiğimiz insanlardan bile habersiziz. Kafamız sürekli yerde, beynimizin sürekli meşgul. İnsanlardan uzak, ağaçları, kuşları, börtü-böcekten bihaberiz,  birer robot gibi yaşıyoruz. Düşüncesiz, duygusuz, ilgisiz ve alakasız…
İnsanlardan kopuk olarak bir aptal gibi, hayvanî duygularla yaşama telâşındayız. Toplu taşıma araçlarına binerken bile; teknolojik cihazların esiri olarak, ya müzik dinliyor ya da cep telefonlarına gömmüşüz kafamızı. Sözde gürültü duyamamak için, müzik dinleme derdindeyiz.
Tabiri caizse; yaşamaya çalışan insan sürüsü halindeyiz. Hoşgörü, tahammülsüzlük hat safhada... Her an, biri bir şey dese de kavga etsek, bana dokunsa da terslesem kodunda ve modundayız. Söz ve davranışlarla birbirimizi sürekli kırıyoruz. Konuşmamaya, gayret ediyor, çare olarak bilişim dünyasındaki sanal sohbetlere yöneliyoruz.
En yakın dostlarımız, uzuvlarımız; cep telefonumuzla, tabletimizle, bilgisayarımızla yaşıyoruz. Bütün muhabbetimizi onlarla yapıyoruz. Tüm dünyamız onlar olmaktadır.
İletişimimiz onlarla olduğu için, tabiri caizse sadece onlarla çevrimiçiyiz.
Sanal âlemde, çevresiz, çevrimiçi yaşayan bir toplumuz hâsılı.
Şimdi sorarsam size!
Gerçek dünyadan mı çevrimdışıyız, yoksa sanal dünyadan mı çevrimdışıyız?
Kim/kimler çevrimdışı acaba?
 
Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com


Özgeçmişi


Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN Merkez Pınaryayla Köyü doğumlu. İlkokulu ADANA 27 Mayıs İlkokulu’nda tamamladı.Ortaokulu ADANA İstiklal Ortaokulu’nda tamamladıktan sonra 1977 yılında ADIYAMAN’a dönerek ADIYAMAN  Lisesi’ne başladı. 1979-1980 döneminde liseden mezun oldu. Bir yıl  köyde vekil öğretmenlik yaptı. ATATÜRK’ün 100. doğum yılı vesilesiyle uygulanan okuma-yazma seferberliğinde, öğretmen olarak görev aldı. Çeşitli serbest mesleklerden sonra ADIYAMAN Belediyesi’nde üç sezon mevsimlik işçi olarak çalıştı. 1990 yılında bir kamu sınavına girerek  memurluk yaşamıma başladı. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu.

Adıyaman’da Yenigün gazetesi  ve akabinde, Güne Bakış, şu anda da Adıyaman da Yeniyol adlı gazetede günlük, Zafer, GAP  Olay gazetesinde haftalık olmak üzere, çeşitli dergilerde,  birçok internet sitesinde köşe yazıları yazmakta ve şiirleri yayınlanmaktadır.
 
Kerim BAYDAK’ın yayınlanmış eserleri

1 -  OTUZA KADAR  – Roman  - 2004  - Avcı Ofset ve Matbaacılık
2 - ENTERESAN KÖYÜN ENTERESAN HİKÂYELERİ – Hikâye -  2006 - Gündüz Yayınları (Sabit İNCE ödülleri 2008 Hikâye dalında 1. Mansiyon )
3 - AĞLAMA GÜLÜM – Şiir -  2007 - Gündüz yayınları
4 - ACIYIN BANA -  Şiir – 2011 - Enzim Ajans
5 - ASLAN HÜSAYİN – Biyografi – 2012 -  İz Ajans Yayıncılık
6 – GECENİN İÇİNDEN GÜNEŞİN DOĞUŞU ( NEMRUT DAĞI)-Şiir- 2012- Adıyaman Belediyesi Kültür Yayınları
7 – CEMRELER AŞKA DÜŞER – Roman - ARES kitap ve yayıncılık-2016
 
İLETİŞİM                 :  E-Mail      :   kbaydak61-artan@hotmail.com
 


İlk Yorum Yapan Siz Olun...
Adınız   :
E-Posta   :
Yorumunuz