>> Söyleşi (Yazar)

Degerli Yazarimiz HILAL CETINKAYA

Admin - 15.11.2016 01:37:04

Bilgi: Toplam 243 Okuma        -        Toplam Kullanılan 0 Oy


-Merhabalar. Öncelikle 1okur1yazar ailesine katıldığınız için mutlu olduğumuzu belirtmek isteriz.

-Kalemime yer verme fırsatı bulduğum için asıl ben mutluluk duyarım ve ailenizin üyesi olduğum için teşekkür ederim.
           
-Röportajımıza kendinizden bahsederek başlar mısınız?

-İçi Anadolu’nun soğuk bir şehrinde doğmuş olsam da iki yaşımdan beri o yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlı diye bilinen güzel egemin güzel şehirlerinde büyüdüm ve son olarak aydın da ikamet etmekteyim. İlkokul ve lise hayatımı burada tamamladıktan sonra hayalim olan öğretmenlik mesleğine bir adım atabilmek için lisans eğitimimi İzmir Ege üniversitesi’nde tamamladım ve şimdi de Aydın’da bir kurumda matematik-geometri dersleri vermekteyim. Sayısal zekanın zihin pratikliğine katkısı olduğuna hep inanmışımdır ki nihayetinde ünlü matematikçiler bunun en güzel örneklerini vermişlerdir mesela kimse Hayyam’ın şiirlerini okurken hatta bu sözlere bestesi yapılan şarkıları dinlerken onun Cebir ve geometri üzerine yazdığı kitabı düşünmez. Benim için de iki vazgeçilmez, birbirini tamamlayan iki kardeştir edebiyat ve matematik. Bu ikisinin yanında mesleğimin de vermiş olduğu katkıyla bireye bireysel değerinin farkındalığını yaşatabilmek, onun bakmadığı ya da bakmaktan kaçtığı penceredeki dünyayı ona gösterebilmek için yola koyuldum ben de. Ve bu yolda yeni yerler, filmler, müzikler keşfedip kalemim elverdiğince kendi gözümden hayatı anlatmak istiyorum.
 
-İnsan neden yazmalı?
 
-Bu soruyu kendime defalarca sorduktan sonra bir yazı kaleme almıştım bloğumda oradan paylaşayım bir kısmını:
 
“Belki bir şeyler değişecekti yazınca. Sesim ulaşacaktı gitmesi gerekenlere. Dile gelenler kendilerine güvenli bir yer bulunca rahat ettireceklerdi bana. Zihnim susacak huzura erecektim, her seferinde daha iyisini yazmak adına yorulacak ölüme karşı bir duruş sergileyecektim. Belki de yaşadıklarım içinde kendimi görme lüzumu duyuyordum. Henüz vakit varken zamandan sıyrılıp kendi düşlerimde kaybolmak, kaybolurken de bunu sesli yapmak istiyordum.
 
Rahat durmayan zihnim bana şimdi de Sabahattin Ali'yi anımsattı. “İçimizdeki şeytan pek kurnazca olmayan bir kaçamak yolu. İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey; hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var.” diyordu... Ama hayır benimkisi gerçeklerden kaçış değildi aksine onların farkındalığını yaşayıp sadece tercihimi düşlerden yana kullanmaktı. Bütün bunlar arasında varoluşun o soğuk o buğulu pencerelerde bıraktığı imzaydı. Evet anlarımı kaydettiğim, isyanlarımın, öfkemin, sevgimin, aşkımın, korkumun, yüzlerine karşı söylemek istediklerimin deliliydi yazdıklarım. “Yazdım. Yazmasam ağlayacaktım.”
 
-Siz yazmayı nasıl keşfettiniz?

-Kendimi bildim bileli sevdim kalemi ve okumayı. Yazmakta farklı bir tat vardı sanki yaşamımla varoluşum arasındaki temel bağ tıpkı nefes almak gibi. Ve tek bildiğim bu baca temizliğinin bana iyi gelişi.
 
-1okur1yazar ailesi ile nasıl tanıştınız?
 
-Edebiyat, sanat ve film üzerine kurulan siteleri dergileri genelde takip ederim ama sizinle asıl beni tanıştıran okumayı yazmayı benim gibi seven bir arkadaşım oldu.
           
-1okur1yazar ailesi denilince aklınıza gelenler nelerdir?
           
-Sunu belirtmem gerekirse alan adınızı çok sevdim çünkü tamamen beni tanımlıyor. Ben de bloğumda yazılarımı, okuduğum kitaplar üzerine fikirlerimi ve hissettiklerimi paylaşıyorum sizin de yapmış olduğunuz projeyi görünce buna neden katkım olmasın dedim ve bir heyecanla başvuru yaptım.
 
-Düzenli kitap okur musunuz? En son okuduğunuz kitabın adı nedir?
           
-Yazan insan aynı zamanda çok iyi bir okurdur bence ki benim kitaplarla olan bağım gittikçe artıyor çünkü yakında odamda bir bütün olacağız. İsin esprisi bir yana çok okurum aylık edebiyat dergilerinden takip ettiklerim var. En son Cengizhan a küsen bulut u okudum.
           
-Hayalsiz insan olmaz. Açıkçası sizinkini merak etmiyor değiliz.

Dünyayı önyargılarımı, korkularımı, endişelerimi, beklentilerimi arkamda bırakıp adım adım gezerken kültürünü, dilini bilmediğim insanların gözlerine baktığımda birbirimizi anlayabilmenin kelimelerden daha güçlü olduğunu deneyimlemek bunu yaparken aslında kim olduğumu keşfetmek ve farkındalık adına mesleğimin de katkısıyla yeni nesillere hayatta istedikleri ve hayalini kurdukları şeyleri gerçekleştirmelerinde ilham olmak. Onlara matematiği, hayatı, insanlığı, doğayı, edebiyatı, şiirleri öğretmeye çalışmak diyebilirim.
  
-Nasıl bir dünya isterdiniz?
    
Nasıl bir dünya deyince hep Charlie Chaplin in The Great Dictator filmindeki son konuşmasını anımsarım. “Elimden gelse herkese ister Yahudi İster zenci ister beyaz olsun tüm insanlara yardım etmek isterim. Karşımızdaki insanın mutluluğunu görmek kendi mutluluğumuzdan değerlidir. Ve toprak hepimizin ihtiyacını karşılayacak kadar bereketlidir. Hırsımıza yenilmeden paylaşmayı bilmeliyiz. Makineleşmeden çok insanlığa İhtiyacımız var “demişti.

Bugün hayatı yaşanabilir kılacak en değerli şey karşımızdakini ötekileştirmeden kabullenmeyi sevmeyi bilmektir. Kapalı kapılarımızı açan da aramızdaki duvarları yıkan da sevgidir Bir savaş her iki tarafa da yıkım getirir. Ortak faydayı bulup bireysel çıkanlardan vazgeçtiğimizde odaklanmamız gerekenlere daha kolay odaklanır, bilimin eşiğindeki gelişmelere katkı sağlar, gençlerin gelecek ve çalışma imkanının olduğu demokrasi ve barışla dolu dünya için birlikte mutlu bir şekilde yaşayabiliriz.

-Kendinizi iyi hissetmek için neler yaparsınız?

Kendimden dahi kaçmak istediğim zamanlar olur elbet benim de. O zaman koca yürekli şairlerin, yazarların satırlarına sığınırım. Bazen doğayı izler bir şarkıda hayallerime dair derinden yolculuk yaparım bazen denize kaçarım ki bu konuda konumum dolayısıyla çok şanslıyım. Kimi zamanda film veya sevdiğim yabancı dizilerden açar huzursuz ruh halinden kolaycacık sıyrılırım. Sevdiklerimle zaman geçiririm çünkü benim hayatımın en güzel anlamlarıdır onlarla birlikteyken iyi olmamak pek mümkün olmaz.
 
 
-Röportajınız için teşekkür eder, yazma aşkınızın bitmemesini dileriz.
 


İlk Yorum Yapan Siz Olun...
Adınız   :
E-Posta   :
Yorumunuz